Lenfositik Gastrit Nedir?

Lenfositik gastrit, mide iç yüzeyini kaplayan epitel hücreleri arasında lenfosit adı verilen bağışıklık hücrelerinin sayısının belirgin şekilde artmasıyla karakterize nadir bir gastrit türüdür. Hastalık çoğunlukla başka bir nedenle yapılan endoskopi sırasında tesadüfen tespit edilir.
En önemli özelliği, çölyak hastalığı ve Helicobacter pylori enfeksiyonu ile yakın ilişkili olmasıdır. Bu nedenle tanı konulduğunda ince bağırsağın değerlendirilmesi şart olup kapsül endoskopi, çölyaktaki villöz atrofi bulgularını ortaya koymada kritik bir rol üstlenir.
Lenfositik Gastrit Nedir?
Lenfositik gastrit, histopatolojik olarak mide mukozasındaki epitel hücreleri arasında 100 hücreye 25 ve üzeri intraepitelyal lenfosit sayılması ile tanı alan bir gastrit türüdür. Lenfositler bağışıklık sisteminin bir parçasıdır; mide mukozasında olağan dışı sayıda birikmeleri kronik bir bağışıklık tepkisini yansıtır.
Hastalık genellikle yetişkin yaş grubunda görülür ve kadınlarda biraz daha sıktır. Etiyolojide en önemli iki neden çölyak hastalığı (gluten alımına bağlı otoimmün bir ince bağırsak hastalığı) ve Helicobacter pylori enfeksiyonudur. İlaç reaksiyonları ve idiyopatik formlar da bildirilmiştir.
H. pylori ile ilişkili vakalarda bakterinin mide mukozasında kronik bir bağışıklık uyarısı oluşturarak lenfosit birikimini tetiklediği düşünülmektedir. H. pylori eradikasyonu sonrası birçok hastada lenfositik infiltrasyon belirgin şekilde geriler veya tamamen kaybolur; bu bulgu nedensellik ilişkisini destekler.
Çölyak ilişkili lenfositik gastritte, gluten aracılı bağışıklık yanıtı mide mukozasını da etkiler. Çölyak hastalığında artış gösteren intraepitelyal lenfositler mideye de göç eder. Bu mekanizma, lenfositik gastritin aslında çölyak hastalığının gastrik bir belirtisi olabileceğini düşündürmektedir.

Belirtileri ve Çölyak İlişkisi
Lenfositik gastrit belirtileri çoğu zaman silik ve özgül değildir; bazı hastalarda ise tamamen sessiz seyreder. Sık görülen şikayetler şunlardır:
- Kronik karın ağrısı ve hazımsızlık
- Bulantı ve şişkinlik
- İştahsızlık ve erken doyma
- Uzun süreli halsizlik ve yorgunluk
- Demir eksikliği anemisi
- Kronik ishal (eşlik eden çölyak varsa)
Lenfositik gastritli hastaların yaklaşık üçte birinde altta yatan çölyak hastalığı saptanır. Bu nedenle tanı sonrası mutlaka çölyak için serolojik testler (anti-doku transglutaminaz IgA, EMA) istenmeli ve ince bağırsak değerlendirmesi yapılmalıdır. H. pylori varlığı da dışlanmalıdır.
Nadir durumlarda lenfositik gastrit; Crohn hastalığı, lenfositik kolit, HIV enfeksiyonu ve bazı ilaçların (özellikle tiklopidin) yan etkisi olarak da ortaya çıkabilir. Ayırıcı tanıda MALT lenfoması da göz önünde bulundurulmalıdır; monoklonal lenfosit proliferasyonunu dışlamak için gerektiğinde immünohistokimya ve moleküler çalışmalar yapılır.

Tanı ve Tedavi: Kapsül Endoskopi ile Çölyak Değerlendirmesi
Tanı için ilk adım gastroskopidir; mide mukozasından alınan biyopsi örneklerinde her 100 epitel hücresine en az 25 intraepitelyal lenfosit sayılması tanı kriteridir. Endoskopide bazen "varioliform gastrit" olarak adlandırılan tipik nodüler görünüm de izlenebilir.
Tanı sonrası en kritik adım altta yatan nedeni ortaya koymaktır. Çölyak şüphesi varsa kapsül endoskopi, ince bağırsaktaki villöz atrofi, mukozal düzleşme ve mozaik görünüm gibi karakteristik bulguları detaylı şekilde gösterebilir. Klasik endoskopinin ulaşamadığı 6 metrelik ince bağırsak boyunca hasarın yaygınlığı da değerlendirilebilir.
Uzun vadeli yönetimde, altta yatan neden başarıyla tedavi edildiğinde (H. pylori eradikasyonu veya glutensiz diyet uyumu) gastrik lenfosit birikimi genellikle 6-12 ay içinde geriler. Kontrol biyopsisi ile histolojik iyileşme doğrulanabilir. İdiyopatik formlarda ise proton pompa inhibitörleri semptomatik rahatlama sağlar; ancak histolojik tam düzelme her zaman elde edilemez.
Çölyak ilişkili vakalarda sıkı glutensiz diyete uyum, yalnızca ince bağırsak villus yapısını onarmakla kalmayıp mide mukozasındaki lenfositik infiltrasyonu da geriletir. Diyet uyumsuzluğu tekrarlayan belirtilere ve progressif mukozal hasara yol açabileceğinden, hastaların diyetisyen eşliğinde takip edilmesi önerilir. Düzenli serolojik kontrol (anti-tTG IgA) diyet uyumunun güvenilir bir göstergesidir.
Tedavi seçenekleri eşlik eden duruma göre belirlenir:
- Çölyak hastalığı varsa: Ömür boyu sıkı glutensiz diyet
- H. pylori varsa: Antibiyotik bazlı eradikasyon tedavisi
- İdiyopatik formda: Asit baskılayıcı ilaçlar ve takip
- Dirençli vakalarda: Düşük doz kortikosteroid
Lenfositik gastrit tanısı alan her hastada çölyak hastalığı ve ince bağırsak değerlendirmesi yapılmalıdır. Detaylı tetkik için merkezimizden randevu alabilirsiniz.

Başka Sorularınız mı Var?
Lenfositik gastrit hakkında daha fazla bilgi almak veya randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Lenfositik Gastrit Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Lenfositik gastrit hakkında en sık merak edilen soruların yanıtlarını burada bulabilirsiniz.
Lenfositik gastrit sessiz seyredebilir mi?
Evet. Hastaların önemli bir bölümünde belirgin bir şikayet olmaz; tanı genellikle başka bir nedenle yapılan gastroskopi sırasında tesadüfen konulur. Bu nedenle erken yakalanması zor olabilir.
Glutensiz diyet ne kadar süre uygulanmalıdır?
Eşlik eden çölyak hastalığı varsa glutensiz diyet ömür boyu uygulanmalıdır. Sıkı diyet uyumu hem ince bağırsak villöz atrofisini hem de mide mukozasındaki lenfosit birikimini zamanla geriletir.
Lenfositik gastrit mide kanseri riskini artırır mı?
Lenfositik gastritin tek başına mide kanseri riskini belirgin şekilde artırdığı gösterilmemiştir. Ancak eşlik eden çölyak hastalığı veya kronik H. pylori enfeksiyonu uzun vadede risk faktörü olabileceği için düzenli takip önerilir.
Uzman Hekime Danışın
Lenfositik gastrit ve kapsül endoskopi hakkında bilgi almak veya randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Tıbbi Denetim:Uzm. Dr. Emrah Poşul — İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı
İçeriklerimiz uzman hekim gözetiminde hazırlanmaktadır.
